ÇOCUKLAR İÇİN MINDFULNESS EGZERSİZİ: Örümcek Hisleri


Ana egzersiz psikolog Karen Young tarafından geliştirilmiştir, fakat ben sizlere egzersizi biraz daha anlamlı hale getirebilecek ve deneyimi biraz daha farklılaştıracak bir bağlam içerisinde sunacağım.

ISINMA

Öncelikle egzersizi çocuğunuz, öğrenciniz, akrabanız ya da bir yakınınızla yapıyor olabilirsiniz. Aktivitemize örümcekler hakkında konuşarak başlıyoruz. Bunu olabildiğince doğal bir şekilde yapmanızı tavsiye ederim. Sohbet havasında, her şey olağan halinde devam ederken... “Örümceklerin kaç bacağı var biliyor musun? Örümcekler hakkında ne düşünüyorsun? Sence örümcek olmak zor bir şey midir yoksa kolay mı?”



Bu sorularla çocuğumuzun zihnini aktiviteye hazırlıyoruz. Onu örümcekler hakkında düşünmeye hatta kendisini bir örümcek yerine koymaya itiyoruz. Daha sonra örümcelekler hakkında ilginç bilgiler paylaşabilirsiniz. Bu bilgilerin bir korku yaratmaktan çok örümceğin ne kadar da ilginç bir canlı olduğu hissi uyandırması önemli.

“Biliyor musun örümceklerin gözleri çok iyi görmüyormuş. Çok iyi göremedikleri için de duyarak, dokunarak anlamaya çalışıyorlar çevrelerini.” Bunu diyerek gözlerinizi kapatıp evin içinde dikkatli bir şekilde kısa bir süre olan biteni hissetmeye çalışın birlikte.

Bu konuda bildiğiniz bir oyun olduğunu söyleyerek egzersize geçebilirsiniz. Eğer örümcek adamı biliyor ve seviyorsa onun da çevresinde olan bitene ne kadar duyarlı olduğundan, hislerinin ne kadar keskin olduğundan bahsedebilirsiniz.



EGZERSİZ:

Çocuğunuzla güvenli bir yere oturun. Önünüze hemen ulaşabileceğiniz bir mesafede tadılacak, koklanacak, ses çıkaran, dokunulacak nesneler koyun.

Fakat oyuna başlamadan önce örümcek hislerimizi aktive etmemiz gerekiyor. Ben bunun için nefes egzersizi yaptırıyorum. Gözlerimizi bağlıyoruz. “4 e kadar sayıyorum nefes alıyoruz. Tutuyoruz. 1,2,3,4 veriyoruz.”


Artık örümcek hislerimiz aktive oldu. "Bakalım bu yiyeceğin tadı nasılmış. Dokun bakalım nasıl hissedeceksin." Önümüzdeki her şeyi tek tek hissediyoruz. Bu sırada eğer gerekli görüyorsanız yönlendirme yapabilirsiniz; ama çocuğu deneyimle baş başa bırakmak benim daha çok hoşuma gidiyor. Böylece bir nesneyi hem koklama, hem tatma, hem ona dokunma, hem de dinleme şansı bulabiliyor. En sonunda göz bandımızı çıkarıp nesnelerin nasıl göründüğüne de bakıyoruz.


Mindfulness egzersizlerinde en önemli nokta: İçinde bulunduğumuz anı yargılamadan o ana dikkatimizi verebilmek. Yani sadece o anı deneyimlememiz gerekiyor. Olumlu ya da olumsuz bir gözlükten ziyade çıplak gözle bakabilmek...


Egzersizin kendisi bu kadardı, evet. Ben egzersizin başına ve sonuna empati, sınır dışı düşüme gibi becerileri geliştirecek bazı aktiviteler ekliyorum ve aktiviteyi farklı disiplinlerke harmanlayarak bir hikaye oluşturmaya çalışıyorum; ama siz isterseniz yalnızca aktivitenin kendisini de yapabilirsiniz.



KAPANIŞ

Bu noktada işleri ufacık da olsa sınırından çıkarıp nesneleri amacından farklı kullanabilirsiniz. Tadına bakılması gerektiğini düşündüğünüz yiyeceklerle müzik yapabilir, dokunma hissini elinizle değil de yanağınızla veya kulağınızla yaparak farklı olup olmadığına bakabilirsiniz. Dilinizin farklı bölgelerinin aynı tadı nasıl hissettiği üzerine düşünebilirsiniz. Egzersiz sonrası örümceklerin kendilerini nasıl hissediyor olabileceğine, hatta görme engelli birinin kendisini nasıl hissediyor olabileceğine ve ne tür ihtiyaçları olduğuna dair empati kurup sohbet edebilirsiniz.

ÜZERİNDE DÜŞÜNMEK İÇİN UFAK BİR SORU:

Yaşadığımız ana yargısız bir şekilde konsantre olmamız bize ne katar?

Sevgiyle Kalın.